OTİZM

Bilindiği üzere 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü.

Otizmli kişiler günlük hayatta bizim farketmediğimiz pek çok ufak detayı algılarlar. Işık, koku, renk, ses,hareket gibi fazla uyaranı biriktirip rahatsız olurlar. Ses, ışık gibi uyaranlara bu şekilde tepki vermeleri davranış problemi değildir. Fazla uyarana gösterdikleri bir tepkidir.

Malesef otizmli bireylerin toplum içinde kabul edilirliği diğer tanı gruplarına göre daha zor olabilmektedir. Ülkemizde yüksek fonksiyonlu otizmli bireyler dışında toplumda günlük hayatın rutinlerinde yer almaları daha nadir görülebilmektedir. Yüksek fonksiyonlu otizmli bireylerde konuşma gelişimin olması, duygu ve düşüncelerini bir şekilde daha rahat ifade edebilme avantajlarından dolayı istihdam edilme oranı düşük de olsa sosyal ortamlara daha rahat katılabilmektedirler. Yurt dışında peyzaj mimarlığından, ofis memurluğuna kadar pek çok alanda istihdam edilebilenler olduğu gibi dileriz ki ülkemizdeki otizmli bireylere de bu tür imkanlar sağlanabilir.

 

Bunun sağlanabilmesinin temelinde diğer tanı grupları için de çok önemli olan erken müdaheleden geçer. Fırsat penceresi olarak bahsettiğim yaşamın ilk 3 yılının, özellikle otizmli bireylerde çok çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bu dönemde tüm gelişim alanlarına paralel olarak alınan dil ve konuşma terapisi  3  yaşından sonra alınan terapiden çok daha etkili olmaktadır. Bu fırsat penceresi kapanmadan avantajlarından yararlanabilmedilir.

Dil ve konuşma terapisti veya konuşma bozuklukları uzmanı öğrenmeye hazırlık becerileri tamamlanmamış otizmli bireylerde dinleme, yönergelere uyma, sıra alma becerilerini destekleyerek özel eğitim uzmanı ile işbirliği yapabilir. Bir yandan da bol bol dil girdisi verilerek alıcı dil becerileri desteklenmiş olur. Konuşma öncesi konuşmaya yardımcı organlarını tanıma, keşfetme sonrasında ses üretimi, kelime ve cümle üretimi şeklinde ilerleyecek konuşma terapisinde sık tekrarlara ihtiyaç duyulmakta ve uzun süreler devam etmesi gerekmektedir. Konuşma gelişimi sağlanan otizmli çocuklarda sosyal dil, dili iletişim amaçlı kullanma becerileri, artikülasyon, fonolojik farkındalık çalışmaları ihtiyaç duyulduğunda yapılmalıdır. Otizmli çocukların bir kısmında görülen konuşma apraksisi ise konuşma terapisi programında bir şekilde farklı tekniklere ihtiyaç duyulmasına ve terapinin daha zor ilerlemesine neden olabilmektedir.

Daha detaylı bilgi için tıklayınız:  http://www.konusmasesterapisi.com/otizmspektrumbozukluklari/

Sermin Kumdakcı

Odyoloji Konuşma Ses Bozuklukları Uzmanı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related post

Alıcı Dil Bozukluğu Olan Çocuğunuz İçin Neler Yapabilirsiniz?

"Alıcı Dil Bozukluğu" olan çocuklar dili, sözcükleri, kavramları ve cümle yapılarını anlamakta zorlanırlar.Belirgin bir alıcı dil bozukluğu veya gecikmesi olan bir çocuk cümlelerdeki[...]

Başarılı Bir Konuşma Terapisi Nasıldır? İyi Bir Konuşma Terapisti mi İyi Bir Konuşma Terapisi mi?

Konuşma terapisinin başarısı terapist için ayrı, aile için ayrı, çocuk için ayrı anlam taşımaktadır. İyi ve başarılı bir konuşma terapisi aslında iyi ve doğru hedefler seçilerek[...]

SELEKTİF MUTİZM

Selektif mutizm diğer adıyla seçici konuşmama ya da seçici suskunluk çok nadir görülen durumdur. Çok sık karşılamasak da “Birden bire konuşmayı bırakmış , sadece evde[...]